İDEA / UYGULAYIMSAL TERİMLER

 

İdea Yayınevi / Sözlükler
site haritası  

Parthenon
Herşey akıştadır — Klasik olanın, Logosun dışında. Klasik olanın Zaman ile bir işi kalmamıştır, çünkü idealdir. Eskimez, yeni olmayı önemsizleştirir. Biçimde erişilen sonsuzluktur. Klasik Helenik Tin insan doğasının Bilgide, Özgürlükte ve Güzellikte gerçek açınımının karakterini sergilediği düzeye dek, Dünya-Tinine Tarihin ereksel-ussal sürecinde ilerlemenin gerçek yönünü gösterdiği düzeye dek insanlığın bütününün her zaman genç kalan güzel öğretmenidir.
Uygulayımsal Terimler
AZİZ YARDIMLI
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z

A
ahlaksal ayrımlar moral distinctions
ahlaksal duyu moral sense (İngiliz yararcılarında, beş ‘duyu’dan biri gibi)

analitik felsefe analytical philosophy
anlak sınamaları (zekâ testleri) tests of intelligence

anlıksal sezgi intellectual intuition

aydınlanmış öz-çıkar enlightened self-interest (kamu yararına olan sonunda bireyin de yararına)

ayrımsayıcı algı apprehensive perception

B
başucu noktası zenith gök kürede konumu bir gözlemcinin dikey olarak üzerine düşen nokta
beyin yıkama
indoctrination

bilişim işlemleri information processing

birey(sel)leşme ilkesi principle of individuation

birincil nitelikler primary qualities

C
Ç

D
derin-düşünme izlenimleri impressions of reflexion

Sözcük İnceleme’sinde Hume tarafından kullanılır. Anlatım doğal dilin de bir bozulması olarak görünür, çünkü 'izlenim' sözcüğü genel olarak 'duyusal' olanla birlikte kullanılır. ‘Reflexion’ genel olarak doğal dilde bedenin ‘iç’inden gelen ‘istek’ ve ‘tiksinme,’ ‘umut’ ve ‘korku’ duygularını anlatmak için kaynak/köken anlamında kullanılmaz. Sözcük dahaçok doğal dilde sıradan düşünceden daha dikkatli bir düşünme sürecini, derin düşünmeyi, üzerine düşünmeyi belirtmek için kullanılır.

derinlik ruhbilimi depth psychology (=ruhçözümleme, Freud)
devimsel boşalım motor discharge (devindirici kas ya da sinirsel boşalım (motor = ‘devim veren’).)

devimsel sözyitimi motor aphasia

dışa-yansıtma projection(Birinin kendi özellik ve tutumlarını başkalarına yansıtması.)

doğa durumu state of nature

doğal felsefe (=fizik) natural philosophy (Newton)

Doğa Felsefesi ve Newton’un ‘doğal felsefe’ dediği şey aynı değildir. Giderek ‘doğal felsefe’nin ‘fizik’ olarak görülmesi de gerekmeyebilir , çünkü fizik, Newton'un doğal felsefesinin tersine, hermetik sayıltılar içermez.

doğrulanabilirlik ilkesi
principle of verifiability

doğurgan evrim emergent evolution

doğuştan düşünceler innate ideas

doku çıkarımı ablation

dolambaçlı yol detour

duyum izlenimi impression of sensation

duyum verileri data of sensation

E
edilgin boyuneğiş passive obedience
Edimleme İlkesi Performance Principle (Marcuse, Eros ve Uygarlık)

‘‘Toplumun onun yönetimi altında üyelerinin yarışmacı ekonomik edimlemelerine göre tabakalaştığını vurgulamak için onu edimleme ilkesi olarak belirtiyoruz.’’

ekinsel-özümseme acculturation
eleştirel felsefe critical philosophy (Kant, Frankfurt Okulu)

erkenin sakınımı conservation of energy

etker neden efficient cause

etker nedensellik efficient causality

etkin Ben ego agens

evin reisi paterfamilias

F
G
gizli nitelikler occult qualities
gönderme çatısı frame of reference
gönenç toplumu the affluent society

görgül olgu matter of fact

görsel algı visual perception

Güç İstenci, will to power (Alm. Der Wille zur Macht)
güzel konuşma elequence


H
hatun eş mistress-wife
hayal kurma day-dreaming (uyanıklık durumunda üretilen düşlemler; bilinçli dilek-gerçekleşmesi.)

hayvan inancı animal faith (ussal temel olmaksızın içgüdüsel inanç (Santayana’nın ‘‘felsefesi’’nde).)

hayvan özsuları animal spirits

hipnoz-sonrası telkin post-hypnotic suggestion

I
İ
iç-alıcılık proprioception (fizyolojik bir terim)
içe-yansıtma introjection

iki-değerlilik ambivalence

ileri işleyim toplumu advanced industrial society

iletişim araçları media

ilk günah original sin

İlksel Birlik Primordial Unity

inanç kabulü confession of faith (dinsel inançların kamu önünde resmi olarak benimsenmesi.)

istek köreltme self-mortification

işlemsel koşullandırma operant conditioning

J
K
karışık düşünce confused idea
karmaşık düşünce complex idea

karşı-aktarım counter-transference

Ruhçözümlemecinin hasta için duygusal bir bağlılık geliştirmesi; sağaltım sürecinde olumsuz ama kaçınılmaz ve özsel bir etmen; ‘asıl’ aktarım ya da transference ise hastanın sağaltım öncesi yaşantısına özgü duygularını çözümlemeciye çevirmesini, böylece çözümlemecinin kendisinin olay öyküsünün parçası olmasını anlatır.

karşı-değerleme transvaluation (uylaşımsal ölçünlerden başka ölçünlerle değerleme.)
kavrayış inceliği wit

kılgısal us practical reason

L
Lapsus linguae dil sürçmeleri
libido eşeysel erke (Sexualenergie)

M
N
nice düzenekbilimi quantum mechanics
numenal dünya (anlaşılır dünya; fenomenal dünya: görüngü dünyası, görgül dünya, deneyim/yaşantı dünyası, algı dünyası vb.)

O
Olgusallık İlkesi Reality Principle (Freud)

Birincil ve doğuştan olan ‘Haz İlkesi’ karşısında kazanılan ikincil ansal etkinlik; çevrenin istemlerinin bilincine vararak bunlara uyum gösterme bilinci; ‘olgusallık’ terimi göreli bir terimdir ve ilkin ‘ideallik’ ile karşıtlık içinde durur.

oranlı sayılar rational numbers (bir kesir biçiminde anlatılabilen sayılar)
ortaklaşım communio

Ö
öğreti aşılama indoctrination
önceden saptanmış uyum pre-established harmony

ön-yazgı (Kalvinizm) predestination

Kalvin’e göre insanlığın ‘bir bölümünün’ esenliği Tanrı tarafından başından belirlenmiştir ve hiçbirşey bu önyazgıyı değiştiremez. Görüş Kalvin’in buluşu değildir. Daha eskilere gider.

ön statüko status quo ante
öte-dil dilin dili, metalanguage

özeksel sinir dizgesi central nervous system

özeksel tasar central plan

özgür-düşünürler free-thinkers (deistler)

P
parafrenia Paranoya ve paranoid şizofreni için eski bir adlandırma.
paranoya Paraphrenie, paraphrenia

pekinlik Sicherheit (certainty)

petitio principii vargıyı öncüllerde daha baştan içeren aldatıcı bir uslamlama

protist[a] (en) ilk örgenlik[ler]

protozoa[n] (en) ilk hayvancık[lar]

psikoid psychoid (ruh-benzeri) bir örgenliğin davranışını yöneten varsayımsal dirimsel ilke


Q
R
S
savaş durumu state of war
sonsal neden final cause

sonsal nedensellik final causality

Ş
şeylerin durumu Zustand (state of things)

T
tüm-eşeyselcilik pan-sexualism
İnsan davranışındaki herşeyin eşey güdülerinin terimlerinde açıklanması; Freud’un karşıtları tarafından kullanılan eleştirel bir terim.

tüm-ruhçuluk panpsychism
türenin yönetimi administration of justice

U
Uphanishadlar Hinduizm.
Sanskrit kutsal kitaplara verilen ad. İÖ 200-400 arasında yazıldıkları düşünülür ve eski Hint felsefesinin gizemli ve içrek öğretilerini kapsarlar.

uyarı Erregung/Reiz (excitation/stimulus)
uygarlık Zivilisation

uygulayım Technik (tehchnique)

uylaşım Konvention (convention)

Ü
üst-ben Über-Ich (superego)
üst-insan Übermensch (superman)

üst-yatırım Überbesetzung (hypercathexis
üretici aygıt productive apparatus
üretici güçler productive forces (Produktivkrafte)

üretim ilişkileri productive relations (Produktionsverhaltnisse)

üretim tarzı mode of production (Producktionsweise)

üstün-insan Superman (der Übermensch)

V
vazgeçme Verzicht (renunciation)

W
Weltanschauung dünya görüşü

Y
yalın düşünceler simple ideas
yazılı yasa stature law

yeniden değerlendirme (Nietzsche’de: Umveretung) transvaluation

yerleşik olgusallık established reality

yerleşik toplum established society

yeterli düşünce adequate idea

yeterli neden sufficient reason

yurttaş itaatsizliği civic disobedience

yurttaş toplumu civil society (Alm. die bürgerliche Gesellschaft)

yurttaşlık yasaları civil laws

yüzen endişe (free- floating anixety)

Z
zorlayıcı kişilik compulsive personality (aşırı ölçüde düzenli, katı ve ayrıntıcı kişilik)

 
İdea Yayınevi / 2014